Bir Tasarımcının Gerilla Rehberi
Hayalini kurduğun projeleri gerçekleştirmek ya da doğru eğitimleri alıp istediğin o kişi olabilmek için ihtiyacın olan en temel ve değerli kaynak zamandır. Zamanın ihtiyaç duyduğu en temel kaynaklar ise sağlık ve paradır. Sağlığın yerinde değilse zamanına hükmedemezsin; paran yoksa da o zaman temel ihtiyaçlarını fonlayamazsın.
Böyle bir durumda sağlığın üzerinde atabileceğin olumlu adımları atamaz, eğlenceli spor ve egzersizlerine zaman ayıramazsın. İhtiyacın olan protein miktarına ya da kaliteli meyve ve sebzelere ulaşamazsın. Yine psikolojik sağlığın için hayati olan sevdiğin arkadaşlarınla ve dostlarınla kaliteli zaman geçiremez; yeni etkinliklere katılıp yeni insanlar tanıyamaz, yeni yerler keşfedemezsin. Böylelikle hayatta kalmak ile yaşamak arasında sıkışıp kalırsın, öyle mi?
Buraya kadar hemfikirsek; yeni bir işe girmeden, sadece atabileceğin küçük adımlarla hayatına nasıl yeni bir düzen getirebilirsin? Bu konu hakkında aklıma gelen, “ilk yardım” niteliğindeki en önemli sekiz maddeyi aşağıda sıralıyorum:
1. Not Almaya Başla
Not almak bu adımların en başında geliyor. Tüm enerjinizle günün sorunlarını verimli bir şekilde çözmek için yola çıkmışken, daha en başında ne yapacağınızı hatırlamaya çalışmak ya da önceden aklınıza gelen harika bir fikri unutmak istemezsiniz. Unutmasanız bile bu durum sizde gereksiz bir enerji kaybına ve zihin meşguliyetine sebep olacaktır; buna izin vermeyin.
Bunun için hangi uygulamayı ya da not defterini kullandığınızın bir önemi yok, bloknot kağıtlarıyla bile başlayabilirsiniz. Ben Google Keep kullanıyorum. Başlangıç olarak gün içinde yapılacak basit görevleri not almakla işe koyulabilir, tamamladıktan sonra da üzerini çizebilirsiniz.
Bu, hayatımda edindiğim en faydalı alışkanlıklardan biri. Benim notlarım bir noktadan sonra o kadar çeşitlendi ki onları artık kategorilere ayırmak zorunda kaldım. Dijital ortamda, daha güçlü ikinci bir hafızaya sahibim. Kesinlikle ilk sırada yer alması gereken, çok faydalı bir alışkanlık.
2. Gelir – Gider Takibi Yap
Artık hayatımıza hükmettiğimiz bir evredeyiz. “Nelere para harcamıyoruz ki?” devri geride kaldı. Sahip olduğumuz kaynakların bizim için ürettiği küçücük bir değere bile talibiz ve onu tüm verimliliğiyle kullanmaya hazırız.
Aylık olarak kasanıza ne giriyor, ne çıkıyor ve nereye gidiyor? Bu sorulara verdiğiniz cevapları kaydedin ve çıkan sonuçları analiz edin. Bunu yaptıktan sonra hem harcama alışkanlıklarınızı tespit etmekte hem de kâr amaçlı giriştiğiniz bir işin sonucunda ne elde ettiğinizi öğrenmekte zorluk çekmeyeceksiniz. Kâr-zarar dengenize tamamen hâkim olacaksınız.
3. İhtiyaçlarını Önceliklendir
O çok istediğin ürünü bir an önce elde etmek, onunla zaman geçirmek ya da sadece ona sahip olmak istiyorsun. Dopamin ile dolup taşmışsın, beklentin hat safhada… Bu duygu durumu içindeyken neyin gerçekten ihtiyaç, neyin senin için daha önemsiz olduğunu kestirmek zor olabilir. Fakat acele etme; sana bu durumla baş edebilmen için benim de sıkça kullandığım bazı tavsiyeler vereceğim:
- Bir İstek Listesi Oluşturun: Not uygulamanızda alınacak ürünler için yeni bir pencere açın ve her satırı onay kutusuna (tick box) dönüştürün. Böylelikle satırları ayrı ayrı hareket ettirebilir, kendi aralarında önemliden önemsize doğru bir sıralama yapabilirsiniz. Bunu yaptığınızda, ürünü unutma ihtimaliniz ortadan kalktığı için zihniniz yatışacaktır. Artık o ürüne karşı daha soğukkanlı bir yaklaşım sergileyebilir, avantaj ve dezavantajlarını objektif bir şekilde ölçebilirsiniz.
- İncelemeleri İzle: Ürünle ilgili karşılaştırma videoları izleyebilir ya da bu alışveriş krizine doğrudan bir e-ticaret sitesinde yakalandıysanız ürünü favorilere ekleyebilirsiniz. Özellikle olumsuz yorumları da gözden geçirdikten sonra daha sağlıklı bir karara varabilirsiniz.
Bu bilgiler benim kişisel deneyimlerimin ürünü olan biraz “ekstra” tavsiyeler. Buradaki amaç ürünü illa ki edinmemek değil; hayatınızdaki gereksiz kalabalıkları engellemek ve ödeme yaptığınız materyallerden tam verim almaktır. Kültürümüzde para küçümsenmeye yatkın bir araç olsa da, onu elde etmek için zamanımızı ve gayretimizi sunduğumuz asla unutulmamalıdır.
4. Tasarruf Et ve Para Biriktir
Toplumumuzda bu fikre teoride oldukça olumlu yaklaşılsa da, pratikte sürekli enflasyon söylemleriyle baskılandığını fark ediyorum. Bu tutum, zaten enflasyonu körükleyen bir başka etki biçimine dönüşüyor ve insanlar ellerinde toplu nakit bulundurmaktan çekiniyor. Bunun sebeplerini bir başka yazıda madde madde ele almak çok iyi olur; fakat bu kısmı uzatmamak adına şimdilik sadece bir öneriyle sonlandıracağım:
İlk olarak tasarruf edin ve paranızı artırın. Değer kaybetse bile, elinizdeki toplu paranın güvencesiyle attığınız adımlarda, bu değer kaybının çok üstünde kazançlar sağlayabileceğinizden şüpheniz olmasın.
5. Birikimini Değerlendir
Bu kısım çok değerli. Konuyla ilgili platformlarda sürüyle bilgi paylaşılıyorken, herkes çoğunlukla borsa kısmına odaklanıyor. Halbuki bu alan herkesin davranış biçimine ya da ilgi alanına hitap etmiyor olabilir. Örneğin; borsada işler benim için yolunda gitmişken, daha sonra konuştuğum bir arkadaşım için kayıpla sonuçlandığını öğrendim. Bu sayede borsanın herkes için kullanışlı bir araç olamayacağı çıkarımına vardım.
Kişisel deneyimime göre, küçük birikimleri değerlendirebilmek için borsa harika bir alan; fakat değerlendirme fikri sadece bununla sınırlı kalmak zorunda değil. Sahip olduğunuz bu birikimi, size katma değeri yüksek yeni bir yetenek kazandıracak eğitimler veya mesleki olarak önünüzü açacak bir belgeyi edinmek için kullanabilirsiniz.
Ya da benim şu an yaptığım gibi; bunu, istediğiniz projeleri gerçekleştirebilmek adına size “zaman” sağlayacak bir finansal kalkan haline dönüştürebilirsiniz. En basit haliyle birikim, size bir iş görüşmesinde bile netlik ve özgüven sağlayacaktır ki bu yadsınamaz bir değerdir.
6. Bilinçli Beslen ve Spor Yap
Bir sonraki başlıkla sıralamada hangisi öncelikli olmalı diye biraz düşündüm; sonra bu kısmın bir madde daha ertelenmesine gönlüm razı gelmedi. Farkındalık ve düzeni hayatımıza adapte ettiğimiz bir evrede beslenmeyi es geçemezdik. Yaptığın birikimle ölçülü bir oranda spor aktivitelerine ve beslenmene de yatırım yapabilirsin. Bu, senin bu yolculuktaki psikolojini doğrudan etkileyecek bir maddedir.
Beslenmeyi düzgün ve ölçülü yapamadığınızda, spor sizin için yorucu bir hal alarak sürdürülebilirliğini kaybeder. Sadece beslenmenizi düzenleyip fiziksel egzersizden kendinizi mahrum bıraktığınızda ise yavaşlayan metabolizma yüzünden günlük aldığınız kalori miktarını daha da aşağıya çekmeniz ve daha sert bir program takip etmeniz gerekir. Yani, birçok faydalı yan etkisinin yanı sıra farkında olunması gereken kilit nokta, denge ve sürdürülebilirliğin sağlanmasıdır.
7. Yeteneklerine Odaklan
Tutku duyduğun ve gerçekleştirmek istediğin projelerden bahsettik. İlk aşamada sizi destekleyen düzenli bir gelir kaynağınız yoksa yeteneklerinizle ve kişiliğinizle uyumlu, size en yüksek verimi sağlayacak fırsatlara odaklanmalı ve en kısa sürede aktif gelir getirecek bir işe başlamalısınız. Aktif bir gelir, istediğin hayata ulaşmaktaki en temel kaynakların başında gelir.
Benim de geçmişte yaptığım bir hata şuydu: Okuduğum bölümle ilgili başarılı bir kariyer inşa edemediğimde, saplantılı bir şekilde mevcut enerjimi bu alandaki farklı fırsatlar için sonuna kadar harcadım. Elbette başarılı da olunabilirdi fakat yine de alınan risk, sahip olunan kaynaklarla orantılı ölçüde olmalı. Benim için bu alan tamamen yenilgiyle sonuçlandığında (ki tutkuyla uğraştığım bir hobinin okulunu da okumuş olmam vazgeçmeyi daha zor hale getirmişti), bu tecrübe bana o işin paraya ulaşabilmemi sağlayacak yegâne araç olmadığı farkındalığını kazandırdı.
Önceliğin sadece para kazanmaksa, “sevdiğin işi yap” tavsiyelerini en azından yeterli sermayeye ulaşana kadar kulak ardı edebilirsin; ya da parayı önceliklendirerek girdiğin bir işi zamanla sevebilirsin. 🙂 Özetle; piyasa talebi doğrultusunda mevcut ya da kazanmak isteyeceğin potansiyel yeteneklerine odaklanman, bu süreçten daha mutlu çıkmana yardımcı olacaktır.
8. Nitelikli Sosyalleş
Son zamanlarda popüler bir söylem olan “aktif dinlenme” ifadesini de bu maddeye dahil edebiliriz. Kafa dağıtma niyetiyle, sadece alışmış olduğunuz için sizi daha da tüketen ortamlara girebilir ya da böyle kişilerle ilişkiler kurabilirsiniz. Günün sonunda eğlenmek ya da gevşemek bir yana; eve dönerken ekstra bir yorgunluk ya da zamanını boşa harcamışlık duygusu göğsünüze oturabilir.
Böyle durumlar yerine sizden daha yetenekli ya da belirli konularda iyi olan insanlarla bir araya gelmek, psikolojik olarak aidiyet duygunuzu güçlendirecektir. Konuyla ilgili olarak kendi hayatımdan yabancı dil kulüplerine katılmamı örnek gösterebilirim. Ya da bir enstrüman çalıyorsan, çevrendeki büyük bir parkta kahveni, suyunu ve sandvicini alarak piknik yapmak oldukça keyif verici olabilir. Şimdi eski oltalarımı yeniden çıkardım; bakımlarını yaptıktan sonra yazın sıcaklığının biraz dinmesini bekleyeceğim ve umuyorum ki eskisi gibi yeniden balık tutmaya gideceğim. 🙂
Bu konulara meraklı biri olarak yazıyı buraya kadar okuduysan zaten bu tavsiyelerin çoğuyla daha önce de defalarca karşılaşmış olmalısın. Sen de bildiğin üzere, hayatta bir şeyleri düzenlemek için sihirli tek bir formül yok. Bu durum tamamen zihinsel bir farkındalık kazanmak ve etrafındaki fırsatlara karşı yeni bir bakış açısı kazanmakla ilgili. Bu da mevcut bilgileri istikrarlı bir şekilde gözden geçirmek ve hayat süreci boyunca sindirmek anlamına geliyor.
Bir Tasarımcının Gerilla Rehberi serisinde samimiyetle paylaştığım bu bilgileri okuduğunuz için teşekkür ederim. Eklemek ya da eleştirmek istediğiniz bir kısım varsa aşağıya yorum olarak bırakabilirsiniz. Bir sonraki yazıda yeniden görüşmek dileğiyle, hoşçakalın.
“Düşünmek kolaydır, yapmak zordur; ancak düşünceyi eyleme dökmek, düzenin ta kendisidir.”
— Johann Wolfgang von Goethe
Semih Akgül

